26 Nisan 2015 Pazar

A practical approach for assessing the melanin and blood content of the skin


https://www.tumblr.com/dashboard

Many factors can change skin pigmentation, including aging, exposure to UV light, certain drugs, as well as certain diseases. A simple technique for measuring skin pigmentation could be a helpful tool for research and diagnostics. The same goes for measuring the skin blood content. Alteration of blood flow in the skin can, for example, be linked to skin irritations, inflammatory disorders, or diseases, such as psoriasis and rosacea. In addition, some systemic diseases, such as rheumatoid arthritis, atherosclerosis, and asthma, have shown to be associated with peripheral microvascular modifications.
Steven L. Jacques, Oregon Health & Science University, Portland, OR/USA now presents a practical approach for assessing the melanin and blood content of the skin from total diffuse reflectance spectra. It is based on the 1985 work of Kollias and Baquer who proposed using the slope of the optical density (OD) versus wavelength, OD(λ) = –log (R(λ)), between 620 nm and 720 nm as a metric for the epidermal melanin content. Jacques’ method offers a quick spectral analysis using just three wavelengths, namely 585 nm, 700 nm, and 800 nm.
More information: “Quick analysis of optical spectra to quantify epidermal melanin and papillary dermal blood content of skin,” J. Biophotonics 8:4, 309-316 (2015); doi: dx.doi.org/10.1002/jbio.201400103

14 Mart 2015 Cumartesi

Evrim Ağacı neden ''dişi'' diyor?

Eşeyli üreyen canlıların (genellikle bitkiler ile hayvanların) çok büyük bir kısmı, kromozom durumuna bağlı olarak iki eşeye (cinsiyete) ayrılır: erkek ve dişi. İnsan (Homo sapiens) türünün de dahil olduğu Memeli Hayvanlar Sınıfı'nın ezici bir çoğunluğunda iki eşey kromozomu durumu görülür: XX ve XY. Bunlardan XX olanlara bilimde "dişi", XY olanlara "erkek" adı verilir.

Ne yazık ki kültürün yönlendirmelerine ve atıflarına aldanan birçok okurumuz, Evrim Ağacı olarak insan dişilerini tanımlamak için de yaygın olarak kullandığımız "dişi" sözcüğünü garipsiyor. Bu garipsemenin iki nedeni var: birincisi, bilimle uzaktan yakından alakası olmayan bir toplumsal yapıya sahip olmamız, dolayısıyla bilimsel terminolojiyi garipsememiz. İkincisi ise, insanın diğer hayvanlardan ayrı bir yeri ve konumu olduğu sanrısına ve hastalığına yaygın bir şekilde sahip olmamız. Örneğin benzer kişiler, hayvanların tekil örneklerine "birey" dediğimizde garipsiyorlar; onların "birey" olduklarına itiraz ediyorlar. İşin hukuki tanımlarını bir kenara bırakacak olursak, biyolojide her bir canlının, her bir popülasyonunun (topluluğunun, toplumunun) her tekil örneğine "birey" adı verilir. Neyse, konumuz bu değil.

İnsanların da XX kromozomuna sahip olanlarına "dişi" denir. Bu, toplumdan topluma ve zamandan zamana erkekler tarafından dişilere takılan kadın, kız, karı, avrat, hatun, dam, am, bayan, hanım, zen, zenne, nisa, nisvan, cadı, saçıuzun gibi kelimelerin aksine, halen bilimsel nötralliğini (tarafsızlığını) tamamen koruyan, hiçbir kültürel yaftayı üzerinde barındırmayan, yaygın olarak kullanılan bir sözcüktür. Dolayısıyla bir bilim sayfası olarak, herhangi bir kişi, cinsiyet, grup ve zümre tarafından dişileri çeşitli niteliklerine göre tanımlamaya ve ayırmaya çalışan bu sözcüklerden uzak bir dil yerleştirmeye çalışıyoruz. Dişi, bunun için en uygun adaydır.

Bilimde (nadiren de olsa) insanlar için yukarıda sayılan sözcüklerden "kadın" sözcüğü kullanılabilmektedir. Bu, İngilizcedeki "female" (dişi) ve "woman" (kadın) sözcükleri arasındaki ayrımdan kaynaklanmaktadır. Akademik camiada, bazı sosyal bilim araştırmaları haricinde, özellikle insan biyolojisi üzerine çalışan makalelerin çoğunda "dişi" sözcüğü tercih edilir. Biz de, eğer ki çok fazla tekrar etmemizi gerektirecek bir durum olursa, eş anlamlı bir sözcük olarak "kadın"ı tercih ediyoruz. Ancak bu gerekmiyorsa, tamamen bilimsel ve isabetli bir tercih olan "dişi"yi kullandık, kullanıyoruz ve kullanmaya devam edeceğiz.

Biyoçeşitlilik-Biyolojik Devinimler ve Koruma

Resim2http://www.cumsag.com/biyocesitlilik-biyolojik-devinimler-ve-koruma.html